Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Rss Listesi
 

RESTAURANT-CAFE/BAR - Sohbet Ve Keyif : KAHVE - Barlife Haber, Yeme İçme Gezi Giyim Eğlence Gece Hayatı ve Magazin Haberleri Portalı
   
 Sohbet Ve Keyif : KAHVE

Sohbet Ve Keyif : KAHVE
 Yazı Boyutu

 Tarih : 08.06.2009 - 23:01:01 


KAHVENİN KÖKENİ ETİOPYA İMİŞ

İlk bilgiler 10. yy'da bir Arap doktoru olan Rhazes'e uzanırsa da, kullanım MS 575 yıllarında
başlar. Kahvenin ilk elde edildiği ağaç olan Coffea Arabica,
Etopya'da yetişmiştir. Daha sonra, kahve elde edilen diğer ağaçlar
olan Coffea robusta ve liberica'da Afrika'da yetişmiştir.
Etopya'da başlangıçta az olan üretim, bu ağaçların Yemen'de
yetiştirilmesi ile artmıştır.

Bu bölgelerde, kahve yemişleri başlangıçta bütün olarak veya
kırılarak, yağ ile karıştırılıp yenmekte idi.
Kahvenin fırınlanması ise 13. yy'ı bulmaktadır.
Kahve Yemen'den Mekke ve Medine'ye yayılmış ve 15. yy.
sonunda islam gezginler tarafından İran, Mısır,
Türkiye ve tüm İslam dünyasına yayılmıştır.
Bu yayılma sonucu kahvenin ticari değeri yanısıra,
toplumsal önemi de ortaya çıkmıştır.
İnsanlar cami yerine kahvehaneye gitmeye başlamış.
Buralarda çeşitli oyunlar oynamış, günlük sorunları
tartışmıştır. Bu da dini çevreleri ve yöneticileri
 rahatsız ettiği için, kahve içimi üzerine dönem dönem ciddi
kısıtlamalar gelmiştir. Kahvenin, Arap yarımadasından Osmanlı
İmparatorluğuna ulaşması ise kahvenin tüm dünyaya yayılması
için en önemli aşama olmuştur.

KAHVE OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA
 
Kahvenin Osmanlı İmparatorluğuna geliş tarihi kesin
bilinmemekle birlikte, Tarihçiler tarafından, ilk defa 1519
yılında I. Selim'in Mısır seferinden sonra İstanbula geldiği
belirtilmektedir.Kahvenin gelmesi ile ilk kahvehanenin açılması
arasında yaklaşık 30 yıl vardır (1551). Kahve özellikle Mısır ve
İskenderiye'den Eminönüne gelmekte idi.

Başlangıçta özellikle gelir düzeyi yüksek ve okuryazarlar
tarafından tüketilen kahve, hızla tüm İstanbula yayılmış ve çok
sayıda kahvehane açılmıştır. Kahvenin toplumsal özelliği burada da
ortaya çıkmıştır. Özellikle dindar çevreler, kahvenin insanları
biraraya getirici ve camilerden uzaklaştırıcı etkilerinden korkarak,
kahveyi yasaklamaya çalışmıştır.
Örneğin Kanuni Süleyman döneminde Şeyhülislam Ebusuud Efendi,
kömür derecesinde kavrulan maddeleri içmenin haram olduğunu
söyleyerek, kahveyi yasaklamıştır. Bunu izleyerek III. Selim,
III. Murad ve I. Ahmet dönemlerinde de (15-16. yy.) yasaklar
gelmişse de bunların hepsi kısa ömürlü olmuştur. Evliya Çelebi'ye
göre XVII yy.'da İstanbul'da 55 kahve dükkanı ve 300 kahve deposu
vardır. Bu ticarette özellikle Mısır tüccarları rol almaktadır.
Kahvenin aşırı tüketimi, kahve ticaret yollarındaki engeller, 17.
yy'da kahvenin pahalanmasına, vergilendirilmesine ve özellikle
Eminönündeki fırınlama tesislerinde Yeniçeriler tarafından
kahveye nohut vb. karıştırılmasına yol açmıştır.
Bunun üzerine kahve kontroluna denetim getirilimiş ve Mısır Çarşısı
esnafı bu görevde önemli rol almıştır. 18 ve 19. yy'da ise
kahve ticareti tüccarlardan, büyük şirketlere geçmiştir. 
Kahvenin, İstanbuldaki bu yaygınlığı, bir süre sonra kahvenin
Avrupaya geçmesine yol açmıştır. 

KAHVE İSTANBUL'DA
Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1543'te, Yemen
Valisi Özdemir Paşa, Yemen'de içtiği ve çok sevdiği kahveyi
İstanbul'a getirdi.

Kahve, kısa zamanda itibarlı bir içecek olarak saray mutfağında
yerini aldı ve büyük ilgi gördü. Saray görevleri arasına
"kahvecibaşı" adında bir de rütbe eklendi. Padişahın ya da bağlı
olduğu devlet büyüğünün kahvesini pişirmekle görevli olan
kahvecibaşı, sadık ve sır tutmasını bilenler arasından seçilirdi.
Osmanlı tarihinde kahvecibaşılıktan sadrazamlığa yükselenlere bile
rastlandı. Saraydan konaklara ardından evlere giren kahve, İstanbul halkının
kısa sürede tutkunu olduğu bir lezzet haline geldi.Satın alınan
çiğ kahve çekirdekleri tavalarda kavrulup, dibeklerde dövüldükten sonra cezvelerde pişiriliyordu.  Kahvenin ünü sarayı, konakları ve evleri de aştı. 

KAHVE KÜLTÜRÜ
Kahve ve kahvehanelerin sosyal yaşamın ayrılmaz bir parçası
olmasıyla birlikte, dünyada hiçbir içeceğin sahip olamadığı
yaygınlıkta bir kültür de doğmuştur.

İstanbul'da 1554'te ilk kahvehanenin açıldığı günden beri kahve,
sanata ve kültüre katkıda bulundu. Sayısız sanatçı, öğrenci ve
öğretmen bu kahvehanelerde bir araya geldi; kitaplar okundu,
piyesler oynandı, sohbetler edildi. Üstelik sadece İstanbul'da
değil, dünyanın her yerinde kahvehaneler entelektüellerin buluşma
yeri, kahve ise sanatçıların en sevdiği ortak içecek oldu.
Alexandre Dumas, André Gide, Molière, Victor Hugo, Honoré de
Balzac, Voltaire, Ludwig van Beethoven, Immanuel Kant gibi
sanatçı ve düşünürler için kahve bir yaşam biçimi haline geldi. Sohbetini ve paylaşımını dünyanın her yerine beraberinde
taşıyan kahve, pek çok sanat eserine de ilham verdi. 
 
Kahve kalbe zararlı mı?

Çok sayıda bilimsel çalışmaya rağmen kahve ve koroner hastalıklar arasındaki ilişki konusu tartışmalı. ABD’de yapılan ve saygın tıp dergisi American Journal of Cardiology’de yayınlanan çalışmada 1978-185 yılları arasında 127.212 kişi izlenmiş. Bunlardan 8.357’si koroner hastalığı nedeni ile hastaneye yatırılmış.  Sonuçlar ilginç bir ilişki göstermekte. Sigara içenlerde kahve ile koroner kalp hastalığı arasında ilişki varken; sigara içmeyenlerde bu ilişki yok. Sonuç olarak, eğer sigara içmiyorsanız gönül rahatlığı kahve içebilirsiniz.
Sigara içenlerde kahvenin zararlı olması sigara içenlerin diğer alışkanlıkları ya da kahve ve sigaranın koroner damarlara ortak olumsuz biyolojik etkilerinin olması ile açıklanmakta

KAHVENİN ANATOMİSİ
Coffea bitkisi, Rubiaceae ailesinin bir cinsidir. Bu ailenin çok sayıda alt cinsleri ve türleri olmasına rağmen bunlardan sadece ikisi ticari anlamda kahve üretiminde kullanılmaktadır: Coffea Arabica ve Coffea Canephora (Robusta).

Kahve ağacı; bol yağış alan, ortalama sıcaklığın 18-24° C arasında bulunduğu ve don olayının görülmediği, ekvatorun 25 Kuzey'i - 30 Güney'i arasındaki kuşakta yetişir. Soğukta ağaç ölür, ayrıca ani ısı değişiklikleri de ağaca zarar verir. Nemli ortamı sevdiğinden, kahve ağacının düzenli yağışın olduğu tropik bölgelerde yetiştirilmesi gerekir.

Kamelya çalısı görünümündeki ağaç; koyu, parlak ve sivri uçlu yapraklara sahiptir. Olgunlaşmaya bırakıldığında 18 metre uzunluğa kadar büyüyebilir. Ancak kahve plantasyonlarında hasatın toplanmasını kolaylaştırmak için 2-3 metre olacak şekilde budanır.

Yasemine benzeyen son derece narin ve keskin kokulu beyaz çiçeği yeşil meyve verir. Fidanın meyve üretmeye başlaması için 3-5 yıl gerekir. Meyvesi yılda birkaç kez olgunlaşır. 

TÜRK KAHVESİ

Türk Kahvesi, Türkler tarafından keşfedilen kahve hazırlama ve pişirme metodunun adıdır. Özel bir tadı, köpüğü, kokusu, pişirilişi, ikramı... kısacası, kendine özgü bir kimliği ve geleneği vardır.

Önceleri Arap Yarımadası'nda kahve meyvesinin kaynatılması ile elde edilen içecek, bu yepyeni hazırlama ve pişirme metoduyla gerçek kahve lezzetine ve eşsiz aromasına kavuşmuştur. Kahve ile Türkler sayesinde tanışan Avrupa; uzun yıllar kahveyi, Türk kahvesi olarak bu yöntemle hazırlayıp tüketmiştir.

Brezilya ve Orta Amerika menşeili, arabica türü, yüksek kaliteli kahve çekirdeklerinden harmanlanan ve titizlikle kavrulan Türk Kahvesi, çok ince öğütülür. Bir cezve yardımıyla su ve isteğe göre şeker ilave edilerek pişirilir. Küçük fincanlarla servis yapılır. İçilmeden önce telvesinin dibe çökmesi için kısa bir süre beklenir.

TÜRK KAHVESİ ÖZELLİKLERİ
Türk Kahvesi; Dünyanın en eski kahve pişirme yöntemidir.
 
Köpük, kahve ve telveden oluşur.
 
Yumuşak ve kadifemsi köpüğü sayesinde damakta en uzun süre tadını devam ettiren kahve türüdür. 
 
Birkaç dakika şekli bozulmadan kalabilen bu leziz köpüğü sayesinde, uzun süre sıcak kalabilir. 
 
İnce kenarlı fincanda sunulduğu için, diğer kahve türlerine göre daha yavaş soğur ve böylece daha uzun süren bir kahve keyfi sunar.
 
Yoğun şurupsu kıvamı ile ağızdaki lezzet tomurcuklarını aşırı uyararak hafızada yer eder.
 
Diğer kahve türlerine göre, daha kıvamlı, yumuşak ve aromatiktir.
 
Kendine özgü enfes kokusu ve özel köpüğü ile diğer kahvelerden kolaylıkla ayırt edilebilir. 
 
Kahve tutkunları tarafından, kaynatılarak içilebilen tek kahve olarak kabul edilir. 
 
Geleceği anlatmak için kullanılan tek kahve türüdür. Cafedomancy: Kahve telvesini kullanarak kehanette bulunmak.
 
Eşsizdir çünkü kahvesi fincanın içindedir ancak telve olarak dibe çöktüğünden filtre edilmesine ve süzülmesine gerek kalmaz.
 
Hazırlanırken şeker ilave edildiğinden diğer kahvelerde olduğu gibi sonradan tatlandırmaya gerek yoktur. 

HAZIRLANIŞI
Nefis bir Türk Kahvesi hazırlamak için sadece 2 dakika yeterlidir. İçme suyunu fincanla ölçerek cezveye koyun (kalitede su etkendir).
 
Her fincan için iki çay kaşığı kahve (5 gr), iki çay kaşığı şeker ilave edin (ya da şeker arzuya göre).
 
Kısık ateşte kahve ve şekeri iyice karıştırın.
 
Bir süre sonra kabaran köpüğü fincanlara pay edin.
 
Kalan kahveyi bir taşım daha pişirin ve fincanlara boşaltın.
 
Türk Kahvesi sunulurken yanında su verilmesi âdettir. İçilen su ağzı kahve lezzetine hazırlar.

Toplu tüketimde, orta şekerli sunulması daha pratiktir. 

En pahalı kahve nedir ?
En pahalı kahve başlığı için iki aday var:

Jamaika “ Blue Mountain” Kahvesi

Jamaikalı “Blue Mountain” adını alan kahveler, Jamaikada “Blue Mountain”de 3000 fit'in üzerindeki alanlarda, aynı zamanda Wallensford'da (en iyisi) yada “Silver Hill Estate Mountain”de yetişir. Genellikle Jamaika'da High Mountain'in düşük rakımlı olan yerlerinde Blue Mountain'de olduğundan daha az kahve yetiştirilir. Orjinal Wallensford kahvesi 1980'den beri en iyi kalitede kabul edilmekte, gerçekte bu klasik kahve her yönden yeterlidir: zengin lezzeti ve aroması, dolgunluğu ve makul asitlik oranıyla mükemmel, ince bir dengesi var. Blue Mountain kahvesi dolgunluğunu ve zenginliğini kaybetmez, fakat asitliği zayıftır; yumuşak, dolgun, kısmen zengin ve yüksek fiyatlı bir kahvedir.

Jamaikanın durumu birçok insan tarafından karıştırılmakta, bu insanlar şu veya bu yolla Blue Mountain‘den olağanüstü fiyat talep ederek, kar sağlamaya çalışmakta. Jamaika'nın yüksek dağlarındaki diğer fidanlık sahipleri "Blue Mountain Style" şeklinde pazarlamaya çalışmakta, bunlar “Blue Mountain”in karakteristik tadını taşımakta, ancak yalnızca “Blue Mountain” çekirdeği içermemektedir.

Kopi Luwak.

Endonezya, Sumatra'da olan kahve, kökeninden ayırt edilemez, fakat eşsiz ve gizli bir yolla üretilir. Bir memeli olan minsk kedisi, olgunlaşmamış kahve meyvesini yer, meyveyi sindirir ve çekirdekler onun kuru dışkısından toplanır. Kopi luwak, üretimindeki kısıtlılıktan dolayı dünyadaki en pahalı kahvelerden biridir. Uzmanlar, satıcılara ulaşan kahvenin ne kadarının gerçek Kopi luwak, ne kadarının minsk kedisinin gübresiyle işlem görmüş sıradan kahve olduğu konusunda tartışıyor.

 

 

 

 


 


  Editör :  Remzi Ciğerli

 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 5 Puan Verildi
375 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

Tanıtım Videoları




 Köşe Yazıları

Abdulbeşir CEYLAN

Abdulbeşir CEYLAN ¬
TÜRKİYEde Sağlık Turizmi

Remzi CİĞERLİ

Remzi CİĞERLİ ¬
GECE HAYATININ KALBİ

Leyla ÖNDER

Leyla ÖNDER ¬
El Değmemiş Aşkların Hijyenik Mutlulukları

Merih BAYRAKTAR

Merih BAYRAKTAR ¬
KAHVE BİR YAŞAM BİÇİMİDİR

Faruk KIRKAN

Faruk KIRKAN ¬
İKİ DUBLE YETER Mİ?

Kerim YANIK

Kerim YANIK ¬
MİTOLOJİDEN BUGÜNE BİRA

Yıldıray YURTSEVER

Yıldıray YURTSEVER ¬
RASTGELE..

Seyfettin ÇALIŞKAN

Seyfettin ÇALIŞKAN ¬
İnciden Altına, Yüzükten Kolyeye Goldaş Şıklığı

Müge SEZER

Müge SEZER ¬
ARANIZA HOŞGELDİM

Bar Life

Bar Life ¬
Yengeç ve Kırmızı Bulut
 









 Takvim
6  Eylül 2010  
Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


 








 

 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.4994 1.5066
  Euro 1.9241 1.9334
 




 Hava Durumu



 















RESTAURANT-CAFE/BAR | EĞLENCE MEKANLARI | YEME-İÇME KÜLTÜRÜ | OTEL-TATİL KÖYLERİ | DONANIM VE EKİPMAN | SEKTÖR HABERLERİ | SEKTÖR ETKİNLİKLERİ | MÜZİK GÜNDEMİ | MAGAZİN DÜNYASI | EKSTREM SPORLAR | OTOMOBİL DÜNYASI | EKONOMİ DÜNYASI | ALIŞVERİŞTE TREND | SAĞLIKLI YAŞAM | Spor Haberleri | BİR KONU-KONUK | ÖZEL ROPÖRTAJLAR | AKDENİZ TURİZMİ | EGE TURİZMİ | KARADENİZ TURİZMİ | KÜLTÜR TURİZMİ | Gizlilik Politikası


 
 

BarlifeHaber.Com Bir ENFORMASYON MEDYA GRUBU Kuruluşudur. Tüm Hakları Saklıdır Destekleyenler : Hayvancılık Program - Medikal - Cinsel Sağlık - Kanser - Saat - Kemoterapi - Breast Gain

Cilem.net'e Teşekkürler..