|
|
|
Tarih : 02.06.2009 - 00:22:36 |
|
| Dürümcü Emmi olarak nam yapan Mehmet Cankesen, baba mesleği dürümcülüğü yıllar önce İstanbul’a taşıdı. |
|
|
|
Nizipli Mehmet Cankesen işletmeciliğinin yanı sıra hayırsever oluşu ile de adından söz ettiren bir işadamı ilk olarak Kadıköy Çilek Sokak’ta Güney Sofrası’nı açan Mehmet Cankesen şimdi de Dürümcü Emmi isimli mekanı ile İstanbullulara ve Kadıköylülere hizmet veriyor.
Özellikle son yıllarda insanların oturarak yemek yeme alışkanlığını kaybettiğini ve hayatı çok hızlı yaşadığını belirten Dürümcü Emmi, fast-food’a karşı açtığı bu mekan ile gençlerin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor.
24 saat açık olan Dürümcü Emmi’de insanlar yalnızca çabucak yemeklerini yiyecek çıkmıyor. Aksine isteyenler burada uzun masa sahbetleriyle kebaplarını yiyip sonrasında tatlıların keyfini çıkarıyorlar. Tabii ki ardından da melengiç kahvesi ikram ediliyor.
Baba mesleği dürümcülüğü yıllardır sürdüren Mehmet Cankesen, 1989-91 yılları arasında Nizip Lokantacılar Derneği Başkanlığı yaptı. Dürümcü Emmi her işin olduğu gibi kendi mesleklerinin de püf noktaları olduğunu belirtiyor. Baharatın, zeytinyağının, etin ve kahvenin Antep’ten geldiğini hatta gidip kendinin getirdiğini belirten Mehmet Cankesen “Bizim oraların kuzusu çayırlarda zahter yediği için, etinin kokusu da başka olur. Kebap erkek kuzudan yapılmalı ve dinlenmiş olmalı, sonrasında halis Nizip sızma zeytinyağı, sarımsak ve karışık baharatla et terbiye edilmeli. Böylelikle kebabın tadı ancak böyle alınır” diyor.
Mehmet Emmi’nin terbiye için kullandığı ‘karışık baharat’ ise Cankesen Ailesi’nin sırrı. 8 çeşit baharattan oluşan karışımı babasından öğrenmiş ve oğluna aktarmayı planlıyor. Melengiç kahvesi sadece Antep’te yetişen bir ağacın meyvesi. Görünüşü kahveye benziyor, benzer bir şekilde hazırlanıyor; ama içimi serinlik veriyor. Emmi, nefes yollarını açtığı için eskiden beri astım hastalarının kullandığı bu kahveyi, kahve Yemen’den gelmeden önce padişahların içtiğini söylüyor. Yemen Kahvesi o zaman da Antep’ten gidermiş İstanbul’a, bugün de…
Dürümcü Emmi 24 saat kesintisiz hizmet veren mekanlardan. Gece yarısından sonra kebap yemek yerine Antep usulü kelle paça içmek isteyen akşamcıların akınına uğruyor.
Dürümcü Emmi’nin en iddialı yemeği Gelin Kebabı. Tarihi bir geçmişinin olduğu belirtilen Gelin Kebabı, rivayetlere göre bir asır kadar önce hem güzel hem de terbiyeli oldukları halde kısmetleri açılmayan üç kız kardeşe dayanıyor. Kızların kısmetlerinin kapalı olmasına üzülen mahalleliden Dürümcü Emmi’nin dedesi, özene bezene, karışık etten, közde patlıcan ve baharatlı sostan oluşan bir güveç yapmış. Yapılan kebabı mahalle hocasına da okutan Dürümcü Emmi’nin dedesi, güveci kızlara ikram etmiş. Bu yemekten yiyen kızların aynı akşam kısmeti açılmış ve taliplileri çıkmış. Dürümcü Emmi’nin dedesinin yaptığı bu kebap Gelin Kebabı olarak ün salmış. Dürümcü Emmi de bu geleneği sürdürerek, mayıs ayının ilk hatasında Gelin Kebabı yapmayı adet haline getirdi. Bu haftayı Gelin Kebabı Haftası olarak ilan eden Dürümcü Emmi’nin oldukça yoğun bir müşteri kitlesi oluşuyor. Hatta bunlar içerisinde kısmeti açılan ve düğün davetiyesi gönderenlerin sayısının 10’u aştığı söyleniyor. Kebabın yapılışı ve sırrı ise Dürümcü Emmi’de sır olarak saklı duruyor