Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Rss Listesi
 

Köşe Yazısı - MİTOLOJİDEN BUGÜNE BİRA - Barlife Haber, Yeme İçme Gezi Giyim Eğlence Gece Hayatı ve Magazin Haberleri Portalı
   
 

Kerim YANIK ¬

Kerim YANIK

 MİTOLOJİDEN BUGÜNE BİRA

MİTOLOJİDEN BUGÜNE BİRA
 Yazı Boyutu

 Tarih : 02.06.2009 - 12:06:51 


Birada karakteristik bir aroma sağlayan şerbetçiotunan kullanılmasına ancak 8. yüzyılda başlanmıştır. Önceleri biralar genellikle ardıç ve zencefil ile aromatize edilmekteydi.







                MİTOLOJİDEN BUGÜNE    B İ R A






            Bar Life okuyucularımızdan “biracılık” hakkında yazı yazmam isteniyordu  ne zamandır.
            Dünyada tüketimi her geçen gün hızla artan bu hafif alkollü içkiyle ilgili, ancak bu sayımızda sizlerle birlikteyim.
            Çeşitli veriler; ilk bira üretiminin M.Ö. 5 binli yıllarda Sümerler tarafından yapıldığını ortaya koyar. Yani Anadolu’da üretilen ilk bira, Anadolu’dan Mezopotamya’ya, oradan da Eski Mısır’a geçmiş; Yunanlılar tarafından da Romalılara aktarılmış, böylece Avrupalılar da birayla bu şekilde  tanışmışlar.
            Bira Orta Çağda halk arasında hızla yayılmış ve dolayısıyla Avrupa sofralarının aynı zamanda vazgeçilmez yemek içkisi olmuş.
            Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Ercan Eren’in “Geçmişten Günümüze Anadolu’da Bira” isimli kitabında; biranın tarihsel süreci konusunda ilginç bulgulara rastlamaktayız.
            Kitapta yer alan bilgilere göre, biranın hangi tarihte ve nerede bulunduğu konusunda tam bir fikir birliği bulunmasa da; bu hususta bilinen ve genelde  konunun uzmanlarınca kabul gören ilk belgelerin Sümerlere ait olduğudur.
            Dicle ve Fırat Nehirleri arasındaki Mezopotamya denilen bölgede M.Ö. 5 binli yıllarda yaşamaya başlayan Sümerler zamanında bir kadın birayı tamamen rastlantı sonucu buldu. Bu kadının büyük bir olasılıkla unuttuğu ıslak bir ekmek parçasının, kısa bir zaman sonra fermantasyona uğramasıyla başlayan süreç ve bu sürecin tekrarıyla bira keşfedilmiş oldu. O dönemlerde ilk ve en büyük bira üreticileri kadınlardı. Çünkü bira evlerde üretiliyordu.
            Arkeologlar, bira ile ekmeğin tarihinin de birçok yönden kesiştiğini belirtmekteler. Bira imalathaneleri ile ekmek fırınlarının o dönemlerde yan yana bulunmaları da, bu beraberliğin somut göstergesi olsa gerek.
            Sümerlerde Tanrı’ya da  sunulan bira, dinlenme ve sağlık amacıyla içilirdi. Sümer mitolojisinde “Bira Tanrıçası” bulunurken, ilkel insandan gelişmiş insana geçişin evrimini betimleyen Gılgamış Destanında “ekmek yemek” ve “bira içmek” insan olmanın ön koşulu olarak gösterilmiştir.
            Sümerlerin M.Ö. 1800 yılında Bira Tanrıçası “NİNKASİ” ye yazdıkları şiir, bira konusunda bulunan ilk yazılı belgedir. Biranın nasıl yapıldığının tarif edildiği “HYMN’den NİNKASİ’ye” başlıklı şiir, 1964 yılında İngilizce’ye çevrilmiştir. Burada tarif edilen bira kekremsi, ekşi ve alkol derecesi de % 3,5 tir.
            M.Ö.1700 lü yıllarda yaşayan Babiller de 20 ye yakın bira üretmiş ve genellikle Mısır’a ihraç etmişler.


            Babillerde de Sümerlerde olduğu gibi bira ev yapımı bir içkiydi.
            Günümüze ulaşan en eksiksiz derlemelerden sayılan Babil Kralı Hammurabi’nin ünlü yasalarında da biradan söz edilmekte ve birayla ilgili çeşitli yasaklar sıralanmakta. Yasanın 108 ve 111. Maddelerinde, doğrudan birayla ilgili hükümlere yer verilmiştir. Müşterilerinden fazla ücret isteyen içki sahibinin suda boğularak öldürülmesini öngören yasaya göre, günde normal bir işçi 2 litre, sivil görevli 3 litre  ve yüksek pozisyondaki bir yönetici ise 5 litre bira alabilmekteydi.
            Eski Mısırlılar bira yapımını Sümerlerden öğrendiler. Mısır’da arpadan yapılan bira ulusal bir içkiydi ve Tanrı OSİRİS’in biracıları koruduğuna inanılırdı.
            Eski Mısır’da bira, ekmekle birlikte günlük gıdaydı. Zengin ve fakir Mısır halkı sağlık için bira içti ve birayı aynı zamanda Tanrılara sundu. Mısır’da M.Ö. 1600 yılına ait sağlıkla ilgili bir tekstte rastlanan 700 reçetenin 100 ünde bira vardı. Birayla ilgili pek çok toplumsal gelenek de bulunuyordu. Örneğin genç bir adamın, genç bir bayana birasından bir yudum içmesini teklif etmesi, onunla evlenmeyi düşündüğü anlamına geliyordu.
            Yine Eski Mısır’da bira, aynı zamanda para ve asgari ücret ölçüsüydü. 2 sürahi bira, bir günlük asgari ücrete eşitti.
            Hititler zamanında ekmekle beraber halkın en önemli gıdası olan bira, dinsel törenlerde de rol oynadı ve bira Tanrılara sunuldu.
            Bundan 4.000 yıl kadar önce Çorum, Amasya, Yozgat ve Kayseri illeri civarlarında biranın üretilip tüketildiği, bir gerçek olarak tarihe geçmiştir.
            Anadolu’da bira üretimi Hititler sonrasında da devam etmiştir. Tarihi belgelerden M.Ö. 738 – 696 yılları arasında yaşamış olan Frigya Kralı Midas’ın cenaze yemeğinde şarap, bal ve bira karışımından elde edilen özel bir içkinin içildiği, kazılarda bulunan kaplardan da, Frigyalıların bol miktarda bira tükettikleri anlaşılmaktadır.
            Bira, Miladi dönemin başlamasından bu yana, özellikle Orta ve Kuzey Avrupa ülkeleri için  ulusal içecek, hatta yaşamın bir parçası olarak kabul edilmiştir.
            Birada karakteristik bir aroma sağlayan şerbetçiotunan kullanılmasına ancak 8. yüzyılda başlanmıştır. Önceleri biralar genellikle ardıç ve zencefil ile aromatize edilmekteydi.
            Orta Avrupa ülkelerinde 9. yüzyıla doğru biranın yapımı manastırlara aitti. Bazı bölgelerde köylüler manastırlara olan borçlarını arpa vermek suretiyle ödemekteydiler. Manastır süreciyle birlikte bira yapımında kadının rolü azaldı, dolayısıyla artık keşişler bira yapmaya başladılar. Her keşişin günlük 5 litre bira içmesine izin verilirdi. Kısa süre sonra keşişlerin tüketimlerinden daha fazla bira üretmeye başlamaları üzerine, birçok manastır ticari işletme haline gelmiştir. Bugün hala Belçika, Hollanda ve Almanya’da bira üreten manastırlar mevcuttur.
            Biracılığın burjuva meslsği haline gelmesi 12. yüzyılda olmuş ve loncalar kurulmuştur. Pariste’ki “Biracılar Birliği” Fransa’nın en eski sendikalarından birisi olurken; biracılar 1468 yılında ilk yasalarını da hazırladılar.
  Bira standardı, 1516 yılında kabul edilen “Alman Bira Saflık Kanunu” ile belirlenmiştir. Bu  yasaya göre bira üretiminde yalnızca arpa suyu, şerbetçiotu ve su kullanılacaktı. Bugünkü anlamda biranın tanım ve içeriği işte 1516 yılında çıkartılan bu yasayla saptanmıştır.
  19. yüzyılda James Watt’ın buhar makinesini icat etmesi ve Carl Von Linde’nin yapay serinliği bulması, bira tarihinde bir devrim yaratılmasına neden olmuştur. Soğutma sorunu nedeniyle 1880 lere kadar bugünkü anlamda bira üretimi yapılamıyordu ve daha çok soğuk aylarda bira üretiliyordu.
            Buhar makinesinin bulunmasından sonra Londra’da THE WHİTE BREAD BİRACILIK, dünyada bir yılda 200 bin fıçı bira üreten ilk firma olmuştur.

            1835 yılında demiryolu ulaşımına başlanılması, biranın naklini kolaylaştırmış ve bira üretimi daha da hızlanarak artmıştır. Her yere ulaşabilen bira, Osmanlı İmparatorluğuna da gelmiş ve İstanbul, İzmir, Selanik, Beyrut gibi yerler birayla tanışmış oldu.
            Osmanlı İmparatorluğu döneminde bira üretimini 1900 lü yıllara girdiğimizde görebilmekteyiz. Bu yatırımların en önemlisi 1893 yılında kurulan “BOMONTİ BİRA ŞİRKETİ”, diğeri ise 1908 de kurulan “NEKTAR BİRA ŞİRKETİ” dir. Bu iki şirket daha sonra birleşmişlerdir.
            Bomonti Bira Fabrikası, adını Istanbul’un en eski semtine veren Türkiye’nin ilk bira fabrikasıdır. İsviçreli Bomonti kardeşler tarafından  Feriköy’de kurulan bu fabrika, 1938 yılında Tekel Genel Müdürlüğü’ne devredilmiştir.
            Bomonti Bira Fabrikası zaman içerisinde heem modernizasyon ve hem de kapasite artışlarıyla faaliyetlerini sürdürürken; 1930 yılında kurmuş olduğu ve tam 20 yıl çalıştırdığı “Bomonti Bahçesi”  ile de İstanbullulara keyifli ortamlar yaratmayı başarmıştır.
            Cumhuriyet döneminin ilk bira fabrikası ise 1934 yılında kurulan Ankara Atatürk Orman Çiftliğindeki “Ankara Bira Fabrikası” dır.
            Üretim ve satışı devlet tekelinde bulunan ve Tekel Genel Müdürlüğünce işletilen İstanbul Bomonti ve Ankara Bira Fabrikalarına, 1972 yılında kurulan Yozgat Bira Fabrikası da katılmıştır. Böylece fabrika sayısı 3 e, toplam üretim kapasitesi ise 60 milyon litreye ulaşmıştır.
            Bira üretiminin devlet tekelinden kalktığı 1969 yılında Tekelin bira üretimi 44 milyon litreydi.
            1969 yılında üretime başlayan Efes Pilsen, ilk yıl 22 milyon litrelik bir üretimi gerçekleştirmiş ve her yıl kapasitesini hızla arttırarak, bugün 750 milyon litre/yıl üretim kapasitesine ulaşmıştır.
            Buna karşılık Tekel Genel Müdürlüğü’nün biradaki Pazar payı ise, özellikle 1980 yılından sonradaha da fazla düşüş göstermiş ve 1994 yılındaki satışları 21 milyon litre/yıla kadar gerilemiştir. Nitekim Tekel Genel Müdürlüğü 1991 yılında  İstanbul Bomonti ve 1994 yılında da Ankara Bira Fabrikalarını kapatarak bira üretim faaliyetlerine son vermiş ve sadece Yozgat Bira Fabrikasındaki faaliyetiyle, bira üretimine kısmen de olsa devam etmiştir.
            2004 yılındaki özelleştirme ihalesiyle Mey Alkollü İçkiler San.ve Tic. Anonim Şirketi’ne satılan Tekel’in alkollü içkiler bölümü kapsamında, Yozgat Bira Fabrikası da, yeni şirketin (Mey) kararıyla üretim faaliyetlerini 2006 yılında sonlandırmıştır.
            Bugün Ülkemizde bira üretiminde lider konumda bulunan  Efes Pilsen’in yanı sıra Tuborg ve bir iki küçük işletmelerle yıllık 850 milyon litreyi aşan bira üretimi gerçekleşmektedir.


                
           
                                Kerim YANIK
 

 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 5 Puan Verildi
 Kaynak :  Kerim YANIK

 Kategori  Köşe Yazısı

2067 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 1 )   

 ayşe

Tarih : 03.06.2009 13:04:56  

  7ıgu

Cevapla


süpermiş ellerinize sağlık


İp Adresi Kayıtlı   

Sayfa  

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

 
 
 

Tanıtım Videoları




 Köşe Yazıları

Abdulbeşir CEYLAN

Abdulbeşir CEYLAN ¬
TÜRKİYEde Sağlık Turizmi

Remzi CİĞERLİ

Remzi CİĞERLİ ¬
GECE HAYATININ KALBİ

Nurten KARA

Nurten KARA ¬
El Değmemiş Aşkların Hijyenik Mutlulukları

Merih BAYRAKTAR

Merih BAYRAKTAR ¬
KAHVE BİR YAŞAM BİÇİMİDİR

Faruk KIRKAN

Faruk KIRKAN ¬
İKİ DUBLE YETER Mİ?

Kerim YANIK

Kerim YANIK ¬
MİTOLOJİDEN BUGÜNE BİRA

Yıldıray YURTSEVER

Yıldıray YURTSEVER ¬
RASTGELE..

Seyfettin ÇALIŞKAN

Seyfettin ÇALIŞKAN ¬
İnciden Altına, Yüzükten Kolyeye Goldaş Şıklığı

Müge SEZER

Müge SEZER ¬
ARANIZA HOŞGELDİM

Bar Life

Bar Life ¬
Yengeç ve Kırmızı Bulut
 









 Takvim
6  Şubat 2012  
Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


 








 

 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.7457 1.7541
  Euro 2.2989 2.31
 




 Hava Durumu



 















RESTAURANT-CAFE/BAR | EĞLENCE MEKANLARI | YEME-İÇME KÜLTÜRÜ | OTEL-TATİL KÖYLERİ | DONANIM VE EKİPMAN | SEKTÖR HABERLERİ | SEKTÖR ETKİNLİKLERİ | MÜZİK GÜNDEMİ | MAGAZİN DÜNYASI | EKSTREM SPORLAR | OTOMOBİL DÜNYASI | EKONOMİ DÜNYASI | ALIŞVERİŞTE TREND | SAĞLIKLI YAŞAM | Spor Haberleri | BİR KONU-KONUK | ÖZEL ROPÖRTAJLAR | AKDENİZ TURİZMİ | EGE TURİZMİ | KARADENİZ TURİZMİ | KÜLTÜR TURİZMİ | Gizlilik Politikası


 
 

BarlifeHaber.Com Bir ENFORMASYON MEDYA GRUBU Kuruluşudur. Tüm Hakları Saklıdır Destekleyenler : Hayvancılık Program - Medikal - Cinsel Sağlık - Kanser - Saat - Kemoterapi - Breast Gain

Cilem.net'e Teşekkürler..