|
|
|
Tarih : 02.06.2009 - 22:57:08 |
|
| Türkiyenin yetiştirdiği en büyük değerlerden olan gazeteci Uğur Mumcunun kitabından |
|
|
|
KAHVE BİR YAŞAM BİÇİMİDİR.
Tam o tarihte çıktık…
Emeğin, emekçinin bayramında …
Her ne kadar yıllardır tartışılsa da ….
Adını koymak ta zorlanılsa da ….
Sonun da adı bulundu …
Emek Bayramı ….
İşçi , memur, emekli , çalışan , çalışmayan yada çalışamayan herkes sonuda bayramının adını buldu ….
Emek bayramı …..
Ya bahar bayramı olarak kalsaydı ? ….
Buna da şükür!
İşte o tarih de o bayram günü yani 1 Mayıs ‘ ta yeni sayımızı sizlerle buluşturduk.
Emeğini ortaya koyan arkadaşlarım ile yine güzel bir dergi ile sizlerle birlikte olduk.
Böylece Bayramımızı da doyasıya kutlamayı hak ettik.
Hayatın her karesin de olmayı , o karelerden sizlere olumlu mesajlar vermeyi hedeflerken bu hedefimiz de yanılmadığımızı her sayımızda biraz daha anladık.
Toplumun farklı kesimlerinden, daha doğrusu farklı okuyucu profillerinden aldığımız tepkileri olumlu yönde olması, bize yaptığımız işin gerçekten de başarılı olduğunu gösterdi.
Aldığımız olumlu tepkilerin yanı sıra , yapılan öneriler de daha farklı konular işlememiz konusunda bize ışık oldu.
Bu sayımızda Türkiyenin turizm potansiyeli açısından en önemli ili olan Muğla ile yaptığımız haberlerde Muğla Valisi Sayın Lütfi YİĞENOĞLU ve Belediye Başkanı Sayın Osman GÜRÜN’ ün yardımları ve illerine olan bağlılıkları , bizi farklı illerimizde de bu tür haberler yapmamız konusun da harekete geçirdi.
Turizmin , Türkiye için itici bir güç olduğunu, ekonomimizin gelişmesinde en önemli unsur olduğunu bilincini aşılaması yönünden de katkı sağlayacağı göz önüne alındığın da bu tür çalışmaların önemi daha da artıyor.
Bundan sonraki çalışmalarımızda da diğer illerimizin , ilçelerimizin , beldelerimizin yöneticilerinden de aynı hassasiyeti göstermelerini doğal olarak bekliyoruz.
Bilinçli toplumların , bilinçli yöneticilerle yönetilmesi hepimizin en önemli dileklerinden birini oluştururken , iyi yönetilmeyi fazlasıyla hak ettiğimize inanıyoruz.
Yayın hayatına başladığımızdan bu yana tüm bilgi ve birikimini okurlarımızla paylaşan Yayın Koordinatörümüz Kerim Yanık , unutulmaya yüz tutan , ancak toplumumuzda önemli bir yer edinen likörlerimizi yeniden hatırlattıktan sonra , bandrol konusunda da çok önemli bilgiler vermişti.
Geçen sayımızda da kaleme aldığı ve kendisinin de büyük emeğinin geçtiği Tekel Müzesi yazısıyla da gündem oluşturdu. Bir tarihi yeniden yaşatması , dünü bugüne taşımasıyla büyük beğeni toplayan Tekel Müzesi farklı kesimlerden de büyük taktir topladı.
Yine “ Rakıda distilasyon aldatmacası “ başlığı ile kaleme aldığı yazısı da bazı çevrelerin tepkisini çekse bile bir çok kesimler den onay aldı
Bu sayımızda da Kerim Yanık “ Oyuncak Müzesi “ yazısı ile okurlarımızı bilgilendirmeyi ve aydınlatmayı hedefliyor.
“ Günümüzde hepimiz , kahvehaneleri işsizlerin bir araya geldiği,lüzumsuz sohbetlerin yapıldığı , tavla , kağıt v .b. oynanan yerler olarak biliyoruz.
Ancak geçmiş zamanlarda gerçeğin bu olmadığını araştırmalar neticesin de görebiliyoruz. İstanbul da 1554 de ilk kahvehanenin açıldığı günden beri kahve , sanata ve kültüre katkıda bulundu. Sayısız sanatçı, öğrenci ve öğretmen bu kahvehanelerde bir araya geldi. Kitaplar okundu , piyesler oynandı, sohbetler edildi.
Üstelik yalnızca İstanbul da değil dünyanın her yerinde kahvehaneler entelektüellerin
Buluşma yeri ,kahve ise sanatçıların en sevdiği ortak içecek oldu. Birçok sanatcı ve düşünür için kahve bir yaşam biçimi haline geldi.Dolayısıyla , kahve ve kahvehanelerin sosyal yaşamın ayrılmaz bir parçası olmasıyla birlikte , dünyada hiçbir içeceğin sahip olmadığı yaygınlıkta bir kültür doğdu.”
Yukarda ki satırlar kahve ve kahvehanelerin önemini tarih boyunca gözler önüne sererken , son dönem de oldukça yaygınlaşan kahve alışkanlığının da nedenini ortaya koyuyor.
Her geçen gün artan , değişik markaların oluşturduğu modern kahvehaneler hem bir kültürün yeniden canlanmasına hem de sohbetlerin farklı mekanlarda yoğunlaşmasına neden oluyor.
Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük değerlerden olan gazeteci Uğur Mumcunun kitabından
Uyarlanarak sahnelenen Sakıncalı Piyadenin yönetmeni ve oyuncusu , aynı zaman da Gurme olan Mehmet ULAY bundan böyle The BARLIFE Dergimizde bilgilerini okurlarımızla paylaşacak.Bizde değerli hocamıza “ Aramıza hoş geldin “ diyoruz.
Bir sonraki sayıda buluşmak umuduyla…
Hoş çakalın,dostça kalın…